Hükümetin yürürlüğe koyup, gelen tepkiler üzerine geri çektiği, kız öğrencilerin ortaokuldan itibaren başörtüsü takmasını serbest bırakan Disiplin Tüzüğü tartışmalarında öğretmenlere yönelik hakaret, sövme, şiddet ve ölüm tehdidinde ve cinsiyetinden dolayı nefret söyleminde bulunan kişiler hakkında şikâyette bulunuldu.
KTOEÖS (Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası) Başkanı Selma Eylem, sendika Genel Sekreteri Tahir Gökçebel ve KTÖS (Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası) Genel Sekreteri Burak Maviş ve avukatları bugün Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne giderek, söz konusu kişilerin bir kısmı hakkında şikâyette bulundu.
Polise yapılan şikâyetlerden sonra Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde bekleyen basın mensuplarına açıklama yapan KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, “Genel Sekreterimize ve bana yapılan kişisel hakaret ve tehditlerden, ayrıca sendikamıza yapılan hakaret ve tehditlerden ve KTÖS de kendisine yapılan tehditlerden bugün şikâyetçi oldu” dedi.
Selma Eylem’e ve diğer öğretmenlere ölüm tehditleri ve cinsiyetinden dolayı nefret söylemi şikâyet edildi
Şikâyetler hakkında bilgi veren Avukat Cansu Nazlı, “Öncelikle KTÖS’ün yürütmesinde yer alan Uğur hocamız üzerinden Lefkoşa Polis Müdürlüğü'ne bir şikâyet yapıldı. Yine Tahir Gökçebel hocamız üzerinden, hem sendikaya hem de Tahir hoca ve Selma hocaya ve genel olarak da öğretmenlere kamuoyu önünde açık olarak yapılan şiddet tehdidi, hakaret ve sövme ve ölüm tehdidi içeren açıklamalarla ilgili şikâyette bulunuldu. Ve Selma Eylem üzerinden de Selma hocanın kişisel olarak, özel mesaj yoluyla kendisine gelen şiddet tehdidi, ölüm tehdidi içeren hakaret ve sövme ve cinsiyetinden dolayı nefret söylemi içeren mesajlar ile şahısların, kamuya açık sosyal medya profilleri üzerinden yaptığı aynı içerikteki paylaşımlar Lefkoşa Polis Müdürlüğü nezdinde şikâyete konu edildi. Bunlarla ilgili cezayı işlem başlatılması için talepte bulunuldu. Ve yapılan cezayı soruşturma sonrasında bize bilgi verilmesi de talep edildi.
Keza şiddet tehdidi ve ölüm tehdidi içeren mesajlar olduğundan dolayı polisten koruma da talep edildi. Bugün burada gerçekleştirmiş olduğumuz şikâyetlerin içeriği bu şekildedir. Bu süreçte hem hukuki hem cezai hem de toplumsal olarak öğretmenlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel ise “Bu toplum bunları hak etmiyor ve bu toplumu nereye doğru götürmeye çalıştıklarını toplum algılamış durumdadır. Kamplaştırarak, bölerek, hiç yaşamadığı tartışmalara götürerek, bu toplumun içerisine ekilen nifak tohumları bellidir.” diyerek tepkisini dile getirdi.
KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel: “UBP özellikle çok dikkatli olmalıdır”
Gökçebel, “Özellikle etnik köken üzerinden, cinsiyet üzerinden, çocuk istismarlığı üzerinden hiç çekinmeden politika yapan (Erhan) Arıklı gibi politikacıların, bu toplumda büyütülerek ya da bu toplumun bir gerçeğiymiş gibi yaygınlaştırılarak, yapılmaya çalışılan meseleyi halkımızın iyi algılaması lazım. Öğretmenlerimizin ve tüm örgütlerin birleştiği bir noktada da desteğini artırması lazım. Buradan UBP'nin de tabanına seslenmek isterim: Bunu UBP de hak etmemiştir. UBP özellikle çok dikkatli olmalıdır.
UBP içerisinde oynanan oyunlar, toplumda oynanan oyunlara da benzer. Kendi başkanını seçemeyen UBP’yi getirdikleri noktayı iyi algılayarak, bugün UBP içerisindeki sağduyulu insanların da bu sesi çıkartması önemliydi. Ama burada bir duruş gösterilmesi önemliydi. Çünkü ya bu toplumu Arıklı gibi politikacılara teslim edecekler ya da bu ülkede kendi irademizle bir yönetsel anlayışı kurabileceğiz. Bu ülke insanı birbirine, birbirinin tavuğuna bile kış dememiştir. Biri öbürünün dinine, diline, yaşayış biçimine müdahale etmemiştir. Bunları biz bu coğrafyada gördük. Halkımızın bu adaya bunların ithal edilmesine müsaade etmemesi lazım.
“İster Türkiye'den gelen vatandaşlar olsun, ister güneyden gelsin, ister mülteci olarak buraya yerleşsin bu vatandaşları etnik, dinsel, cinsiyet, her açıdan bölmeye çalışan bu zihniyete dur denmesi lazım”
Özellikle UBP'nin tabanı, UBP Parti Meclisi ve diğerlerinin bunu çok iyi değerlendirmesi lazım. Çünkü ortada Kıbrıs Türk toplumunun şu anda konsensusa vardığı bir konu varsa, laik bir yaşam, Atatürk ilkeleri ile birlikte çağdaş, kadınıyla, kızıyla, erkeğiyle eşit bir yaşamdır ve bu, toplumun esasıdır. Toplumun bu esasını bozarsanız bu toplum biter. İster Türkiye'den gelen vatandaşlar olsun, ister güneyden gelsin, ister mülteci olarak buraya yerleşsin bu vatandaşları etnik, dinsel, cinsiyet, her açıdan bölmeye çalışan bu zihniyete dur denmesi lazım. Geçit verilmemesi lazım.” dedi.
Bir haber portalının muhabirinin Selma Eylem’e, “Çok mu tedirginsiniz efendim? Sayın avukatımız da söyledi. Koruma talep etmişsiniz. Aslında siz kendi kendinizi korursunuz ama...” şeklinde bir soru sorması dikkat çekti.
Selma Eylem: “Susmayacağım”
Selma Eylem muhabire şu yanıtı verdi: “Bildiğiniz gibi disiplin tüzüğü meselesi öyle bir noktaya getirildi ki ve bu ülkeye dayatılan eğitim sistemi, fakirleştirme, ekonomik, siyasi, sosyal dayatmalar ve buna karşı verdiğimiz mücadele ve son olarak disiplin tüzüğü ile çocuklarımızın, kız çocuklarımızın bedeni üzerinden yapılan bu siyasi dayatmaya karşı verdiğimiz mücadele de ne yazık ki yandaş medyayla birlikte bir linç kampanyası haline getirilmiştir. Özellikle benim şahsım üzerinden yapılıyor bu.
Ve bununla beraber linç tehditleri getiriyor, hakareti getiriyor ne yazık ki. Ben bir öğretmen olarak bu ülkeye otuz sene hizmet ettim. Şu anda toplumun her kesiminde yetiştirdiğim binlerce öğrencim var ve hepsiyle de gurur duyuyorum. Ailemden, annem babam ve kardeşlerimden öğrendiğim ilkeli, onurlu duruş, adaletli, dürüst ve temiz bir yaşam için mücadele ettim ve bunlar için de mücadele etmeye devam edeceğim. Susmayacağım. Bunu herkes bilsin ve bu mücadeleden de vazgeçmeyeceğim.”
Avukat Cansu Nazlı şikâyetlerin devamının geleceğini belirtti
Aynı muhabirin “İnsan soy isminin hakkını bu kadar mı güzel verir?” tepkisi gülüşmelere neden olurken, bir başka muhabirin sorusunu Avukat Cansu Nazlı yanıtladı. Nazlı, “30’a yakın kişiden şikâyetçi olunduğu”nu açıkladı ve kişiler hakkında yapılan şikâyetlerin devamının geleceğini belirtti.
Nazlı, “Çünkü bugün şikâyet konusu yapılmayan, sosyal medyadan yayımlanan başka mesaj ve gönderiler de var. Onlar için daha sonra tekrar gelinecek. Ancak bugün 30’a yakın kişiden şikâyetçi olundu. Üç ayrı kişi üzerinden, yani Tahir hocamız, Selma hocamız ve Uğur hocamız üzerinden şikâyet yapıldı. Toplamda da 30’a yakın kişiden şikâyetçi olundu bugün itibariyle.” açıklamasını yaptı.
Yorumunuz