Özel Haber

Mark Buddle'ın direktör olduğu Kıbrıs Türk şirketi de var!

Avustralya'ya 2021 yılının Mayıs ayında 27 milyon Amerikan Doları değerinde kokain sokmaktan yargılanacak Mark Buddle, 2021 senesinin Temmuz ayında KKTC'ye gelmişti. Buddle yaklaşık 1 sene kaldığı KKTC'de, önceden kurulu bir şirketin çoğunluk hissesini ve direktörlüğünü de almayı başardı! Tek başına mı?

Mark Buddle skandalı KKTC’de meşru hükümetlerin bazı temsilcilerinin ve dolayısıyla devlet içinde bazı yetkililerin ulus ötesi, uluslararası organize suçla iş birliği yapmış olabileceği yönünde çok ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Mark Buddle’ı adaya geldiği tarihte, Temmuz 2021’de Google’da arattığınızda, 2022’den bağımsız, 1.890 sonuç çıkıyor. Bu haberlerin çoğunda Buddle’ın Avustralya’da çete lideri olduğu, ülkeden bir cinayet soruşturması nedeniyle kaçtığı, 'kokain' kaçakçılığı ve bir cinayetle bağlantılı olabileceği bildiriliyor. Hani kokain kelimesinin İngilizcesi de 'cocaine'! Hiç İngilizce bilmeyen biri bile o kelimeyi görünce ürker!

O dönemin İçişleri Bakanı Kutlu Evren ve bakanlığa bağlı yetkililer, oturma iznini veren Muhaceret Dairesi ve Polis’ten hiç kimse adamın kim olduğuna dair bilgi edinmek için Google’da bile sorgulama yapmadı mı? Bilmiyorlardı mı gerçekten? Herhangi bir suçlama değil ki kokain kaçakçılığı ve organize suç lideri olmak... 

Demek ne var ki diyebilmişler... Gelsin burada da uyuşturucu kaçakçılığı yapsın, gençlerimize uyuşturucu satsın, KKTC’de organize suç örgütünü genişletsin, kara para aklasın, evlensin vatandaş olsun... Ne yurtseverlik ama... Yurttaşları korumakla görevli devlet yurttaşlarına zarar verme ihtimali çok yüksek icraatlar yapabiliyor demek ki... Eski bakan Kutlu Evren kutlamalı kendisini... Üst üste bu kadar büyük başarı her bakana pek nasip olmaz...

Mark Douglas Buddle ilk örnek değildir. Bu ülkeye Veysel Şahin, Yaşam Ayavefe gibi yasa dışı betçiler gelmiş ve bu zatların yerel ‘iş insanları’ aracılığıyla casino, otelcilik, inşaat, emlak vb. başka sektörlere girmelerine hükümetlerin bazı seçilmiş üyeleri ve bakanları tarafından izin verilmiştir. Bugün KKTC’nin eski başbakanlarından Hüseyin Özgürgün, hesaplarında bulunan ve halen kaynağı açıklanamamış paralar nedeniyle soruşturmaya tabi olduğu için KKTC’ye gelmiyor değil mi?

Yasa dışı betçisinin, kokain kaçakçısının bizzat bazı bakanlar eliyle ülkeyi talan ettiği bir düzende yaşıyoruz... Sizler her gün daha da yoksullaşırken bazı siyasiler daha da zenginleşiyor ve varlıklarını arttırmak için uluslararası ve ulusal şebekelerle anlaşarak, yurttaşlarının refahını azaltmaya çabalıyor! Ve halen siyasetteler üstelik...

KKTC içinde yerel hangi şaibeli kişilerin tefecilik, bankacılık, casino, yasa dışı bet, gayrimenkul, göçmen kaçakçılığı, gece kulüpleri üzerinden seks satıcılığı, bar sahipliği, dövizcilik, kripto para, foreks, sigortacılık, otomobil galericiliği, inşaat, ithalat vb. sektörlerde kayıt dışı, suç geliri ile elde edilmiş kara parayla büyüdüğü isim isim bellidir. Henüz bilinmeyenler de ortaya çıkacaktır. KKTC’nin meşru hükümetlerinin bazı bakanlarının bu zatlarla yaptıkları gizli iş birlikleri tahmin edilmekle birlikte, küçük izlerden büyük kanıtlara ulaşılması çok zaman alan, toplumsal tepkiyle üzerine gidildikçe, örgütlenildikçe ortaya çıkarılacak ancak mutlaka tespit edilecektir. Tüm bunların üzerine bir de Türkiye’den bazı şirketlere yapılan peşkeşler binmektedir.

Toplumumuz kara paranın ekonomiyi nasıl bozduğunu ve ne büyük bir haksız rekabete neden olduğunu artık görmektedir. KKTC’de özel sektörün neredeyse her alanında perde arkasından elde ettiği kara parayı sermaye olarak kullanan bazı yasal şirketlerin yarattığı haksız rekabet gelir kaybına neden olmaktadır. Yolsuzluk ve suç gelirlerinin aklanmasının üzerine gidileceğine ödüllendirildikçe her sektörü ele geçirmeye başlayan bu odaklar demokrasiyi tehdit eder hale gelmiştir. Kara parayla bazı partilerin seçim masraflarının karşılandığını gördüğümüz gibi bugüne dek bazı milletvekillerinin seçim kampanyası bütçelerinin organize suç işleyen bu yapılar tarafından ödendiğini de biliyoruz. 

Suç çetelerine tanınan imtiyazlar siyasileri; bu şahısların birçok suç işlemesine rağmen soruşturulmasında uzayan süreçler Polis Teşkilatı’nı; kovuşturmalar sonucunda çetelerin elebaşlarının bekletilen dosyaları Yargı’ya dair spekülasyonları artırıyor. Bu kadar suçun yaygınlaştırıldığı bir toplumda suçla mücadele eden kurumlardaki düzgün ama yetersiz personel sayısı ve kalifiye personel sıkıntısı suçlarla başa çıkılmasını daha da zorlaştırıyor.

Kara para aklamayla mücadele edilmeksizin ekonomik kalkınma gerçekleştirilemez ve kara paranın aklanmasının rüşvet ve kötü yönetim nedeniyle tolere edilmesi, ‘yetkililer’in suç ortağına dönüşmesine, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün ortadan kalkmasına ve gitgide şiddetin artmasına neden olur. Bir yerde yasa dışı para elde ediliyorsa o paradan nemalanmak isteyecek suç örgütleri paylarını almak ya da o işi olduğu gibi ele geçirmek için şiddete yönelir ve en sonunda bu suç örgütleri birbirlerine de şiddet göstermeye başlarlar. 

Suç örgütleri çok hırslı ve çok katmanlıdır. Paraya ve ele geçirmeye doymazlar. Hepsinin sonunda yakalanması aşırı hırsla daha fazlasını elde etmek istemeleri ve yaptıkları hatalarla iz bırakmalarından kaynaklanır. Aynı Mark Buddle olayında olduğu gibi. Buddle 2021 yılının Mayıs ayında Avustralya’ya 27 milyon Amerikan Doları değerinde uyuşturucu sokmakla suçlanıyor. Lideri olduğu çetenin işi bu. Yani Buddle KKTC’ye kabul edilmeden önce, mayıs ayında ve büyük olasılıkla bundan çok önce de defalarca bu suçu işlemiş olabilir. Avustralyalıları zehirleyen, en güçlü ve zararlı uyuşturuculardan biri olarak kokainden elde ettiği iddia edilen geliri KKTC’de aklamak için Buddle bilinen iki şirkete ortak oldu. Önceki haberimizde birinci şirketi açıklamıştık.

Şengül&İlkay Kahraman Ticaret Ltd., Mark Buddle’ın büyük hissedar olduğu diğer şirket. Şengül&İlkay Kahraman Ticaret Ltd. gerçekte Şengül ve İlkay Kahraman’ın tek oğlu Halil Kahraman tarafından yönetilmiyor mu? Piyasadan edindiğimiz bilgilere göre, Halil Kahraman’ın ebeveynlerinin işlerle hiçbir alakaları olmadığı ileri sürülüyor. Halil Kahraman King Oto Galeri ile tanınsa da ebeveynlerinin ortak olarak göründüğü, akaryakıt bayiliği yapan şirkete Mark Buddle’ın % 50.18 hisse payı ile ortak girmesi çok ilgi çekicidir. 

Halil Kahraman ismi bugüne dek pek çok suç iddiasıyla birlikte anıldı. Mahkemeler’e yansıyanlar var, yansımayanlar var. En çok bilineni, adı pek çok suça karışan Enver Bahçeciler’in azmettirmesiyle Kahraman’ın şirketi King Oto’ya ait 9 aracın yakılmasıdır. 2016’daki olayda aynı gece Ömer Arhun’un sahibi olduğu Özmerhan Finans ve Opel Plaza da kundaklanmıştı. Olayın aktarıldığı kadar basit bir alacak verecek meselesi olmadığı, işin içinde tefecilik, çek kırdırma ve aracı komisyonlarının ödenmemesi gibi başka detaylar yok mudur? 

Halil Kahraman’ın adının karıştığı henüz ispat edilmemiş daha birçok olay olduğu iddia edildiği gibi, Halil Kahraman, Kahraman’ın galerisinde satış sorumlusu Çağın Mullaoğlu, Mahmut ŞimşekatanOkan Bolatçıoğlu, Tarkan Kazım Ozansoy ve Tekin Arhun-Ömer Arhun kardeşler arasındaki yakın ve derin ilişki birden fazla olayda uzun zamandır dikkat çekiyor.

D.12/2019, Yargıtay/Ceza No: 22/2017 (Lefkoşa Ağır Ceza Dava No: 6248/2016) kararından...

D.12/2019, Yargıtay/Ceza No: 22/2017 (Lefkoşa Ağır Ceza Dava No: 6248/2016) kararından...

Mahkeme belgelerine göre Halil Kahraman’ın galerisinin sahibi, Kahraman’ın 2017’de direktörü olduğu Seasons Ltd’dir. Seasons Ltd’ye Mark Douglas Buddle ortak olmamakla birlikte, şirkete Kahraman’ın annesi, babası ve Çınar Acar ve Behiç Yınal ortaktır. 


D.12/2019, Yargıtay/Ceza No: 22/2017 (Lefkoşa Ağır Ceza Dava No: 6248/2016) kararından...

Dolayısıyla Halil Kahraman, annesi ve babasını birden fazla şirkette ortak gösteriyor görünmektedir. Piyasadaki algı iki şirkette de tüm işlerin Halil Kahraman tarafından yürütüldüğüdür. Bu iddia doğru mudur?

Şengül&İlkay Kahraman Ticaret Ltd., Lefkoşa-Gazimağusa Anayolu’nda Demirhan’da K-Pet petrol istasyonu bayisidir. 

Mark Douglas Buddle’ın uyuşturucu parası olduğu muhtemel parayı Halil Kahraman’ın ebeveynlerinin şirketi üzerinden aklaması ya da aklamayı planladığı düşünülebilir. Bazı duyumlara göre Buddle olayından sonra Mali Polis’in Halil Kahraman’ın hesaplarını dondurduğu yanlış mıdır?

Nihayetinde birden fazla olayda Halil Kahraman isminin, Ağır Ceza’da yargılanan ‘banka sahibi’ Tekin Arhun ve kardeşi Ömer Ahun’la birlikte anılması ve Kahraman’ın ebeveynlerinin şirketine Mark Buddle’ın büyük ortak olarak girmesi ve direktör olması yeterince şüphe çekicidir...

Bu haberle ilgili herhangi başka bir bilgi ve/veya belgeye sahipseniz Mikro-Makro’ya [email protected]’den veya +90 533 852 60 63’den ulaşabilirsiniz.
:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın